İŞ STRESİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

İŞ STRESİ

Mesaj  Admin Bir Çarş. Ağus. 20, 2008 10:59 am

İŞ STRESİ
Stres hayatımızın her devresindedir. Özellikle de çalışan ve günün 8
saatini işyerlerinde geçiren bireyler için iş stresi önem
kazanmaktadır. İş stresinin önemi bireyi olumsuz etkileyerek iş
performansının düşmesine, işe yabancılaşmasına, kalitenin azalmasına,
ıskartanın çoğalmasına, iş kazalarına sebep olmasıdır. İş stresinin
nedenleri ise:

A) ÇEVRESEL KOŞULLAR VE İŞİN DOĞASINDAN KAYNAKLANAN FAKTÖRLER


Kötü çalışma koşulları
Vardiyalı çalışma
Uzun çalışma saatleri
Sürekli seyahat
Tehlikeli ve riskli işler
İş yükü fazlalığı-azlığı

B) ÖRGÜTSEL ROLLERDEN KAYNAKLANAN FAKTÖRLER


Rol belirsizliği
Rol çatışması

Rol
belirsizliği kişinin örgüt içinde hangi işleri yapması gerektiğinin
açık seçik ortaya konmadığı durumlarda görülür. Kısaca birey görevinin
ne olduğunu tam olarak bilemez. Rol belirsizliği ise örgüt içinde birey
birbiriyle çatışan iki durumla karşılaştığı zaman oluşur. Bu durumda
kişi ne yapması gerektiğini tam olarak bilemez. Örneğin amiri aynı anda
yapılmasını istediği iki işi bir anda verip tamamlanmasını isteyebilir
ya da amir özel problemleri olduğunu bildiği çalışanının işi
aksattığını bilir ama ona sempati duyduğu için ceza vermekten kaçınır,
ama işletme kuralları ceza vermesini gerektirmektedir.

C) KARİYER GELİŞİM İLE İLGİLİ FAKTÖRLER


Terfi etme
Hak ettiğine inanma ama elde edememe
İşini kaybetme korkusu

Terfi
edildiği zaman da stres ortaya çıkabilmektedir. Zira daha üst
kademedeki göreve gelen birey bilgi ve yeteneklerinin bu görev için ne
derece uygun olduğunu bilemez, ya hata yaparsam ve astlarım bana
gülerlerse yaklaşımı kişiyi strese sokar.

D) ÖRGÜT YAPISI İLE İLGİLİ OLAN FAKTÖRLER


Amaçlar
İş bölümü
Uzmanlık derecesi
Kademe sayısı
Örgüt büyüklüğü
İletişim kanalları

Bu
faktörler bütünüyle örgütün dizaynı ve çalışma prensipleriyle ilgili
olsa bile o örgütte çalışan bireyleri de dolaylı yoldan etkiler.


İŞ STRESİNİN NEDEN OLDUĞU OLUMSUZLUKLAR


Kalp hastalıkları
Sinir ve kas hastalıları
Psikolojik rahatsızlılar
İş kazaları
İntihar
Kanser
Ülser
Bağışıklık sisteminin zayıflaması


STRESLE BAŞA ÇIKMAYI ZORLAŞTIRAN DÜŞÜNCE BİÇİMLERİ

Pek
çoğumuz, hayatımızdaki diğer insanların ve olayların duygu ve
düşüncelerimizi belirlediğine inanırız. Bu sebeple bizi gerginliğe iten
ve duygusal açıdan sıkıntı veren olayları ve insanları suçlarız. Bunu
yaparken de çoğunlukla sadece strese yol açmakla kalmayan aynı zamanda
stresle başa çıkmayı da güçleştiren önemli bir unsuru gözden kaçırırız.
Bu önemli unsur hayatımızdaki olayları değerlendirme ve yorumlama
biçimimizdir. Bu düşünce biçimlerinden bazıları şunlardır:

Bir insanın herkes tarafından sevilmesi gerekir.
Bir
insanın herkes tarafında sevilmesi ve sayılması çok güzeldir ama
uygulamada pek mümkün değildir. İçinde bulunduğumuz konumlar gereği
çoğu zaman birçok kişiyle problemler yaşarız. Dolayısıyla böyle bir
inanç bizi mutsuz kılar.

Her zaman mükemmel olmak gerekir.
Böyle
bir inanca sahip bir insan her zaman kendini suçlar. Hatasızlık iyidir
ama bunu başarabilmek imkansızdır. Önemli olan hatalarımızdan ders alıp
aynı hatayı tekrarlamamaktır.

Bütün kötü olaylar benim başıma gelir.
Bunun
sebebi tek taraflı bakış açımızdır. Kendimizle çok içi içe olduğumuzdan
başkalarının başına gelenlerin farkına bile varmayız. Oysa insanların
bir çoğu bizimle aynı sıkıntıları yaşar.

Olaylar her zaman benim istediğim şekilde gelişmelidir.
Olayların
her zaman beklentilerimiz doğrultusunda gerçekleşmemesi olasıdır. Bizim
bir şeyi istememiz yeterli değildir. Çünkü her zaman işin içine başka
faktörlerde girecektir.

Yaşamış olduğum terslikler gelecekte de devam edecek.
Tüm
insanlar gibi geçmişte bazı konularla ilgili terslikler yaşamış
olabiliriz. Ama gelecekte mutlu olabiliriz. Yaşanan terslikler bazı
kişilerin dünyaya kötümser bir bakış açısı geliştirmelerine yol açar.

Bir şey ya iyidir ya kötü
Olayları
ve diğer insanları tümden iyi ya da tümden kötü olarak değerlendirmek
genellikle daha kolay gelir. Ancak bu gerçekçi bir yaklaşım değildir.

Diğer insanların istediği gibi olmasam yalnız kalırım
Bu
inanç insanların kendi isteklerinden fedakarlık etmelerine ve
yaşamlarını başka insanların mutlulukları doğrultusunda sürdürmelerine
neden olur. Bunun sonucu da anlamlı olmayan bir yaşamdır.

Önce kendi mutluluğumuzu değil başkalarının mutluluğunu düşünmeliyiz.
Her birey başkalarının mutluluğunu engellemediği sürece kendi mutluluğunu düşünme hakkına sahiptir.

Yalnız olmak korkunçtur
İnsan
sosyal bir varlıktır ve başka insanların varlığı dünyamıza renk katar.
Ama her zaman etrafımızda başkalarının olmasını beklemek pek gerçekçi
değildir. Yalnız kaldığımız zaman düşünerek, okuyarak, dış dünyayla
ilgili değerlendirmelerde bulunarak kendi başımıza yapacağımız
etkinliklerde bulunabiliriz.


STRESLE BAŞA ÇIKMAK İÇİN YAPILABİLECEKLER


1) Problem veya içinde bulunulan duygusal duruma odaklanarak başa çıkma.

Probleme
odaklanarak başa çıkma tarzında var olan bir olayı değiştirmeye
çalışırız. Böylece yeni bilgiler elde ederek stres yaratan faktör veya
faktörleri elimine etmeye çalışırız. Örneğin trafik sıkışıklığında
kalmışsak, alternatif yol güzergahları belirleyip bu güzergahları
kullanabiliriz. Dikkat edilirse bu yöntemle stresimizin üstesinden
gelmekte başarılı oluruz. Duygusal duruma odaklı başa çıkma da ise
birey stresin verdiği olumsuz duyguları ortadan kaldırmak için
duygularını değiştirmeye çalışır. Örneğin iyi ki trafik tıkandı, bugün
işe gitmeyi hiç istemiyordum. Oysa işe gitmek bizim bir
sorumluluğumuzdur. Bu örnekte birey kendisini geçici olarak duygusal
anlamda rahatlatmaktadır. Bu başa çıkma tarzı bizi kesin çözüme
ulaştırmaz.

2) Stres kaynağını kontrol ederek veya kaçarak başa çıkma.

Bir
problemin varlığını kabul edip bunu çözmek üzere bir plan yapabiliriz.
Bu durumda stres kaynağını kontrol etmekteyiz. Bunun terside stres
kaynağını görmezden gelmek, unutmaya çalışmak, arkamızı dönmek veya
başka ortamlara geçmek şeklinde kaçma davranışı olarak da ortaya
çıkabilir. Örneğin iş yerinde kavgalı olduğumuz bir arkadaşımız var.
Biz bu kavganın önemli olmadığı üzerinde durabiliriz, onunla mümkün
olduğu kadar az iletişime girebiliriz veya başka bir bölüme alınmamızı
isteyebiliriz. Görülüyor ki stres kaynağını kontrol etmek bir kalıcı
çözüm iken, kaçmak, yok saymak, ilgilenmemek stresi ortadan
kaldırmamaktadır.

3) Sosyal destek arayarak veya yalnız başına başa çıkma.

Bazı
durumlarda strese karşı yalnız başına mücadele etmek iyi iken bazı
durumlarda da sosyal destek alarak mücadele etmek iyidir. Şöyle ki
sorunumuz kimseye anlatılamayacak kadar özel ise o zaman yalnız başına
bir çare aramak daha iyidir. Eğer durum sosyal destek almamıza engel
teşkil etmiyorsa o zaman özellikle iş stresine çare olarak iş
arkadaşlarından sosyal destek almak çok iyi sonuçlar vermektedir. Ama
burada dikkat edilmesi gereken nokta kimden ne kadar destek
alacağımızdır. Sorunlarımızın çözümü için aldığımız destek kariyer
ilerlememizde önümüze engel olarak çıkmamalıdır.

4) Bilişsel ve davranışsal stratejiler.

Aşamalı gevşeme teknikleri
Bu
metod, stresin neden olduğu kas gerginliği ile aynı kasın tam gevşek
durumu arasındaki farkı ayırt edebilme yeteneğimizin kazanılmasıdır.
Madem ki stres kaslarda gerginliğe (tonus) neden oluyor o zaman kasın
gevşek durumunu bilirsek stres altında olduğumuzu bilir ve gevşeme
yöntemini kullanabiliriz. Bu yöntemde sırasıyla eller ve kollar daha
sonra yüz, boyun, omuzlar ve sırtın üst bölümü sonra göğüs, karın ve
sırtın alt bölümü ve son olarak ta kalça kasları, bacaklar, ayaklar ve
tüm vücut gevşetilmelidir.
Örneğin sağ yumruğunuzu sıkın bir süre
böyle tutun sonra yumruğunuzu gevşetin. Tekrar aynısını yapın.
Yumruğunuz sıkılı ve gevşek durumları arasındaki farkı hissedin. Bunu
sırasıyla tüm vücut bölgeleri için uygulayın. Bunu başardığınız
taktirde kaslarınızdaki gerginliği hissedebilir ve buna göre gevşeme
tekniğini kullanarak stresinizle baş edebilirsiniz.

Otojenik eğitim
Bu
eğitimde kişi telkin yöntemiyle bir çeşit hipnoz durumuna girebilir.
Ancak bu yöntem sabır ve konsantrasyon gerektirmektedir. Öncelikle
baskın olarak kullanılan kol ve bacaktan başlanarak kol ve bacakta
ağırlık hissine yoğunlaşma. Örneğin 'sağ kolumda ağırlık hissediyorum,
sol kolumda ağırlık hissediyorum, her iki kolumda ağırlık hissediyorum,
sağ bacağımda ağırlık hissediyorum, sol bacağımda ağırlık hissediyorum
her iki bacağım da ağırlaştı' gibi. Daha sonra aynı sırayla bu kez kol
ve bacaklarda sıcaklık hissine yoğunlaşılır. Bundan sonraki aşama kalp
üzerinedir ve 'kalp atışlarım sakin ve düzenli'. Bunu 4-5 kez
tekrarlayın. Daha sonraki aşama solunum üzerinedir. 'solumam sakin ve
gevşek'. Daha sonra karın gelir. 'Karnım sıcak' ve son olarak alın
gelmektedir. 'Alnım serin'. 4-5 kere tekrarlayın.

Stresle başa çıkmayı zorlaştıran düşünce yapısının değiştirilmesi
Daha önce söylediğimiz ve bizim için faydası olmayan düşünce yapılarını bırakmamız gerekir.

5) Nefes egzersizleri

Nefes
egzersizleri vücudu rahatlatıp, gevşettiği için stresle başa çıkmada
etkili bir yöntemdir. Bu yöntemlerden bir tanesi de birden sekize sayma
egzersizidir. Bu egzersiz için önce soluk verilir,sonra derin bir soluk
alınarak aynı zamanda gözler kapatılarak, gözlerimizin önünde bir
sayısı içsel söylenerek canlandırılmaya çalışılır. Nefes 3 saniye
tutulur sonra yavaş yavaş bütünüyle verilirken iki sayısı
canlandırılır. Sırasıyla üçte nefes alınır 3 saniye tutulur, dört
denilerek verilir. Beş alınır, altı verilir, yedi alınır, sekiz
verilir. Bu egzersiz sakin, gürültüsüz bir ortamda, yere yatarak veya
iskemlede oturularak yapılabilir.

6) Fiziksel egzersiz ve spor

'Sağlam
kafa sağlam vücutta bulunur'. Hiç şüphe yok ki fiziksel egzersiz ve
spor kendimizi zinde tutmak için gereklidir. Ayrıca bu etkinlikler
stresle başa çıkmamızı kolaylaştırıcı alt yapıyı hazırlayarak
vücudumuzun bu türden tehlikelere olan direncini de artırır. Kolaylık
olarak yürüyüş, koşu, bisiklete binme ve yüzme yapılabilecek sporlar
içinde en kolaylarındandır.

7) Sağlıklı beslenme

Sağlıklı
beslenme vücudumuzun içsel ve dışsal tehditlere karşı direncini
arttıracağından çok önemlidir. Bunu sağlamak için özellikle kafein,
alkol, sigara, şeker, tuz ve yağ gibi maddelerden mümkün olabildiğince
uzak durarak sebze ağırlıklı ve karbonhidrat, mineral ve vitamin
bakımından dengeli bir beslenme alışkanlığını edinmemiz bizler için
vazgeçilmez olmalıdır.


İŞ STRESİNDE ÖRGÜTLERİN KULLANABİLECEĞİ STRATEJİLER

İş tasarımı
Bu
nokta işin çalışan bireyler için daha cazip hale getirilmesini ifade
etmektedir. Örneğin çalışana sorumluk verme veya arttırma, işinin
önemli olduğunu ve toplum gözünde saygın bir iş yaptığının hissettirme
gibi.

İş çevresinin tasarımı
Bu faktör çalışanın işyerinde karşılaştığı tüm fiziksel, çevresel ve ergonomik sorunların elimine edilmesi anlamındadır.

Rollerin analizi, hedeflerin belirlenmesi, çalışana geri bildirim sağlama
Bu
noktada çalışana neleri yapması gerektiğinin açık seçik bildirilmesi,
ulaşması gereken hedeflerin belirtilerek bu hedeflere varmak için
gösterdiği performansı hakkında kendisine bilgi verilmesidir her açıdan
gereklidir.

Örgütsel sosyal destek
Örgütsel sosyal destek
çalışana kreş hizmetinden tutun da verilecek yemekler, servis
olanakları gibi bir çok etkeni kapsar. Ayrıca çalışanların boş
zamanlarında örgütün düzenleyeceği sosyal aktivitelere katılması da bir
nevi destektir.

Stresimizle başa çıkmayı kolaylaştırıcı
unsurlardan olan pozitif enerjinizi toplamamıza yardımcı olacak on
maddelik reçetemiz ise şunlardan oluşmaktadır:


Sahip olduklarınızın farkında olun
Hedeflerinizi belirleyin ve plan yapın
Değiştiremeyeceğiniz şeyler üzerinde israr etmeyin
Daha iyi bir dünya düşleyin
Altından kalkamayacağınız işlerin altına girmeyin
Problemlerinizle yüzyüze gelmeye çalışın
İşinizin çok önemli olduğu üzerinde durun
Dinlenmek için zaman ayırın
Dikkatinizi içinde bulunduğunuz durum ve zamanda toplayın
Başkalarına güvenin, gerektiğinde sorumluluklarınızı devredin.
avatar
Admin
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 114
Kayıt tarihi : 10/08/08

Kullanıcı profilini gör http://health100.eniyiforum.net

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz