Beynin İki Yarısı

Aşağa gitmek

Beynin İki Yarısı

Mesaj  Admin Bir Paz Ağus. 17, 2008 9:04 pm

Beynin İki Yarısı
Bir bütün olan beynin yansını yoğun olarak
kullanıp diğer yarısını ihmal eden insanların performanslarında
yetersizlikler, kusurlar görülür. Fakat, diğer yarının da
geliştirilmesi, son derece ilginç, harika sonuçları beraberinde
getirir. İki lobun birlikte çalışmasıyla 1+1=2 şeklinde aritmetik bir
artış olmaz; verim kat be kat artar.

Bir örnek verecek olursak;
futbol dünyasında sağ ayağını ya da sol ayağını çok iyi kullanan
futbolcular var. Örneğin, her iki ayağını da son derece iyi kullanan
Hagi´nin futbol dünyasındaki yeri çok farklı, değil mi?

Çocuklar,
beynin iki yansını beraber kullandıkları halde, onlara hayâl gücü ve
hafıza gibi sağ beyin fonksiyonlarıyla ilgili eğitimden çok, mantık ve
ezbere dayanan eğitim verilmesi sonucunda bu yetenekleri büyük ölçüde
yok olmaktadır.

SAĞ BEYNİN ÖNEMİ

Klâsik eğitim sisteminde
daha çok sol lob ağırlıklı akademik bilgilere prim verilmekte, sağ
lobun faaliyetleri ise maalesef ihmal edilmektedir.

Beynin,
farklı fonksiyonlara sahip iki lobu olduğu keşfedilen günümüzde, eğitim
sistemi hâlâ sadece beynin mantık, matematik, analiz, konuşma, yazma,
listeleme gibi fonksiyonları olan sol lobunu kullanmaya devam
etmektedir.

Oysa, gelişen bilimin ışığında, mantık ağırlıklı sol
lobla beraber, hayâl gücü, renk, şekil, ritim, bütünü görme gibi
fonksiyonları olan sezgisel, üretken sağ lob da kullanılsa, insanların
üretkenlik potansiyellerinin kat kat artacağı aşikârdır.

Zaten,
tarihte büyük sıçramalar yapan insanlar da, bilerek ya da bilmeyerek,
beynin her iki lobunu da birlikte kullanan insanlardır.

Mantığın âdeta tek başına gittiği yerle, sezgi, hayâl ve renklerle el ele gittiği yer bir olur mu?

Sağ
lobun da devreye sokulması, insana aynı zamanda duyusal keskinlik
kazandırmakta, hedefini sürekli ve herşeyiyle canlı tutan o insana
müthiş bir motivasyon kazandırmaktadır.

Bilgisayarların bile
matematik ve mantık işlemlerini yapabildiği günümüzde, bunlardan daha
önemli bir özellik çıkıyor karşımıza: Üretken düşünce, üretken zekâ.

Hayâl
gücü, yeni fikirler oluşturma, orijinalite gibi değerler, insan
zihninin üretkenliğini ortaya koyar. Bilgi dünyasına uçtuğumuz
günümüzde asıl fark, işte bu noktadadır. Yâni, geleceğin başarılı
insanları, üretken zekâya, hayâl gücüne, esnekliğe ve güçlü vizyona
sahip insanlar olacaktır.

Eğitim sistemi ise, bu hedefe ulaştırmak bir yana, insanları yalnızca sol lobun fonksiyonları içine âdeta hapsetmektedir.

İlkokul
birinci sınıf öğrencilerinin resimleri incelendiğinde, her birinde
orijinalite ve üretkenliğin izleri açıkça görülmektedir. Aynı
öğrenciler dördüncü sınıfa geldiklerinde ise, tek düzeliğin ve kendini
birilerine beğendirme arzularının yoğunlaştığı, elma şekerine benzer,
tek tip ağaçlar, tek tip evler, aynı tür insan resimlerinin ortaya
çıktığı görülmektedir.

Okul öncesi çocuklar daha çok renkler ve
görüntülerle düşünmek gibi, dış etkilere daha açık ve çok farklı
fantezilere sahiptir. Fakat, okulda bu özellikler bastırılınca, sol
beyin, sağ beynin de bazı fonksiyonlarını yüklenmek zorunda kalıyor ve
aşırı derecede zorlanıyor. Bu arada, zayıf kalan sağ beyin
hırçınlaşınca, çocuklarda birtakım ruhsal dengesizlikler de
görülebiliyor.

Aynı zamanda, bu tek yönlü, yâni yanlış ve aşırı
bilgi yüklenmesi sonucunda beyinler köreliyor, çocuklarda üretkenlik,
merak ve öğrenme istekleri yok oluyor.

Bu çocuklar büyüdüklerinde, özellikle sağ beynin gerekli olduğu durumlarda dâima başarısız oluyorlar.

DENGELİ KULLANIMININ SONUÇLARI

Prof.
Orstein, iki beyin işbirliği içinde çalıştığı zaman, genel yetenek ve
etkide çok büyük artış olduğunu ortaya koydu. Çünkü, beynimiz, standard
matematikten farklı bir şekilde çalışıyor; sağ ve sol beyin birlikte
çalıştığı zaman, iki kat değil, beş-on kat daha etkili sonuçlar ortaya
çıkıyordu.

Buraya kadar söylediklerimizin ışığında, artık
şunları rahatlıkla söyleyebiliriz: Belirli konularda gerçek anlamda
uzmanlaşmak, ancak bu iki beynin işbirliği ile mümkün olabilir.

Tarihteki
bütün dehâlar, büyük buluş yapanlar, üstün kişiler, hep beyninin iki
yarısını da mükemmel bir işbirliği içinde kullanan kimselerdir.

Örneğin
Fatih Sultan Mehmet, İstanbul´u almak için gerekli bütün planları,
hazırlıkları yaptı, uygulamaya geçti. Bunlar için daha çok, beyninin
mantık ağırlıklı sol lobunu kullandı. Fakat, Bizanslılar´ın Halic´e
zincir gerip Osmanlı gemilerinin önünü kesmeleri üzerine hemen sezgi
ağırlıklı sağ lob evreye girdi ve tarihte ilk defa, gemiler karada
yürütülerek, bir gecede Kasımpaşa´dan Halic´e indirildi. Sonuç malum.

Evet, dünyamızdaki karmaşa ve problemleri çözmek için, beynimizin iki yarısını birlikte kullanmamız gerekiyor.

Özellikle
karmaşık sorunların çözümünde, geniş ve uzun vadeli olabilecek
kararlarda sağlıklı sonuçlara ulaşabilmek için, beynin her iki yanının
işbirliği içinde çalışması şarttır.

Öğrenilen bilgilerin, geçici
bir ezber olarak kalmayıp kalıcı hafızada dosyalanması ve ömür boyu
kullanılabilmesi, her iki beynin de öğrenme işine aktif olarak
katılmasıyla mümkündür.

Beynimizdeki zincirleri kırıp, beynimizi
tutsaklıktan kurtarıp, orada uyuyan dâhiyi uyandırmak için yapmamız
gereken en önemli şeylerden biri, ciddi bir hafıza eğitimiyle
fotoğrafik bir belleğe sahip olmaktır.

Temel hafıza tekniklerini öğrenip kullandığınızda,

* Sadece hafızanız güçlenmekle kalmayacak, üretkenliğiniz de müthiş bir şekilde artacaktır.

* Bilgiyi öğrenme hızınız artacak, zihinsel fonksiyonlarınız güçlenecektir.

* Sağ ve sol beyinleriniz arasından müthiş ve dinamik bir potansiyel ortaya çıkacaktır.

* Elbette ki, bütün bunlar, iş ve sosyal yaşantınızdaki problemlerin çözümüne büyük katkılar sağlayacaktır.

Beynin etkin kullanımında, aşağıda Abdullah´ın anlatacağı anekdot, sanırım ilginç bir örnek oluşturacaktır.
avatar
Admin
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 114
Kayıt tarihi : 10/08/08

Kullanıcı profilini gör http://health100.eniyiforum.net

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz