Beynin görev ve fonksiyonları

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Beynin görev ve fonksiyonları

Mesaj  Admin Bir Paz Ağus. 17, 2008 9:01 pm

Beynin görev ve fonksiyonları

Her gün beynimize beş duyu
aracılığı ile bir yığın algı, etki,enformasyon, izlenim ve bilgi gelir.
Bunlardan bazıları hatırlanır, bazıları ise unutulur gider. Unutulan
verilerin bir kısmı duyulup anında unutulur, bir kısmı hazırlanılan bir
sınavın başarılmasına kadar akılda tutulur, bir kısmı ise bir ömür boyu
saklı kalır. Neden her veri yaşam süresince hatırlanamıyor?

Şu
an kendinizi dinleyip son bir ayda yaşadıklarınızı hatırlamaya çalışın.
Bize enteresan gelen bilgiler, hoşlandığımız, beğendiğimiz yada aksine
nefret ettiğimiz simalar, şaşırtan, kötü, can sıkıcı yahut özel
anlarımız akla ilk gelen bilgilerdir. Tüm bu hatırlananların ortak
özelliği verilerin duygularla boyanmasıdır. Önemli olan bizi bir
şekilde çok etkilemiş olmasıdır. Sinir hücreleri olan sinapslarımız
aracılığı beynimize ulaşan bilgiler elektrik akımı veya frekanssal
titreşim formlarıyla tanınırlar. 10-15 saniye kadar süren impulslar
daha sonra kesilir. Ulaşan impulslar beyin hücrelerini tetikler,
eklenebileceği bağlantıyı araştırıp bağlantı kurar. Beyinde bilgiler
puzzle’ın parçaları gibi belli bağlantılarla şifrelenir. Yeni bilgi
beyinde bağlantı yapabileceği ilgili bilgiyi arar. Eğer ulaşan bilgi
daha önceden yer etmiş bilgilerle bir çağrışıma giremiyor yada bir
merak ve ilgi uyandırmıyorsa yararsız bilgi adıyla etiketlenip dışarı
atılır. Bilmediğimiz lisanda duyduğumuz konuşmalar, telefon numaraları
gibi bilgiler çok kısa süre içinde unutulur. Bir kulağımızdan girip
diğer kulağımızdan çıkması misali çok kısa sürede unutulan bilgilerdir.



Beyinde indikatör görevi gören bu tarz impulslar bizde ani
reaksiyonların oluşmasına neden olmaktadır. Trafik lambasının kırmızı
yanması, karşıdan karşıya geçerken hızla üzerimize gelen arabanın korna
çalması alıcı duyuları uyarır ve beyine impuls gönderir ve o an
biyolojik bedende ani reaksiyonlar oluşturur. Hemen akabinde bizlerin
hayati kararlar almasına imkan sağlar. Bu tarz algıların beynin
korteksinde değerlendirilip,cevaplandırılmaları çok zaman alır ve tepki
gecikir. Her türlü hareketin kortekste denetlenip, kontrolden geçmesi
şarttır. Beynin buna karşı geliştirdiği yol tüm hareketlerin beyinde
önceden programlanıp, kesin şeklini alması ve giderek
otomatikleşmesidir.Düşünen beyin diye tanımlayacağımız beynin korteks
tabakası beş duyu organından gelen verileri değerlendirir ve bilinçli
cevaplar verir. Otomatik (motor) hareketlerde enformasyonlar kortekse
uğramadan direk sinir hücrelerine iletilir. Nöronlar sinir sistemi
üzerinden taşınarak kaslara iletilir ve davranış ortaya
konulur.Alışkanlık diye bilinen bu tarz davranışlar belli çalışmaların
ardından kazanılan davranışlardır. Bir olay karşısında konulacak
tepkinin veri datasından anında çekilip, yürürlüğe konulması,
hareketlerde güveni, kesinliği ve yumuşaklığı beraberinde getirecektir.
Beynin yükünü hafifletmesi yanında bir çok işin aynı anda yapılması
avantajını sağlamaktadır. Trafiğin yoğun olduğu bir bölgede arabanızı
sürerken, bir yandan arkadaşınız ile sohbet etmeniz öte yandan radyodan
gelen melodi ile ritim tutmanız olağan bir hal almış, davranışlar zaman
almaksızın kendiliğinden oluşmuştur. Bir gitarist eline gitarı aldığı
zaman çalmaya başlar, elleri beyin gibi işler ve gitarın hangi
perdesine basacağını düşünmez. Akışın başarısı ise, daha önceden
yaptığı etütlerin ne kadar verimli bir şekilde çalıştığına bağlı olarak
değişir.Enformasyonların beyinde kalıcı bir şekilde kayıtlanması
çağrışım yolu ile hafızadaki diğer enformasyonlarla birleştirilmesidir.
Öğrenilen bilgilerin önceden edinilen bilgilerle bağlanması kalıcılığı
sağlamaktadır. Soyut olarak anlatılan bu konunun bir yönü de hücre
içersinde gerçekleşen kimyasal tepkimelerdir. Hepimizin adını sıkça
duyduğu protein sentezi hafıza mekanizmasıyla yakından ilintilidir.
Protein sentezi en kaba ifadesi ile DNA molekülündeki genlerin anlatım
yaparak bir ürününü ortaya koymasıdır. Bu ürünler enzim, hormon gibi
kompleks protein molekülleridir. Kan yolu ile gerekli bölgelere
ulaştırılır.



Her hücrenin bir mikro hafızası vardır. Boyutu mikro olmasına rağmen
ihtiva ettiği tüm yaşamsal bilgiler ile dev bir kütüphaneye benzetmek
yanlış olmaz. Nesilden nesile aktarılan bu minik ama dev arşiv DNA
molekülüdür. DNA molekülü ikili sarmal yapıya sahip ve başlıca dört
kimyasal maddeden oluşur. (A-adenin,G-guanin,S-sitozin,T-timin) Bu dört
harf üçerli kombinasyonlarla bir araya gelerek genetik kodonları
meydana getirirler, bir diğer ifade ile genetik şifreyi
oluştururlar.Beyne gelen ilk uyarının gelmesi ve beyinde bağlantı
araması olayını hücresel birimde incelersek beyin hücrelerindeki DNA
molekülündeki genlerin, hızla taranması (search) anlamına gelmektedir.
Bir anlamda internette kelime ile search yapma işlemi gibidir. Bir
bulguya rastlanırsa size bunların adresleri öncelik sırasına göre
sunulur. Beyin hücrelerinde de bu türden sonuçlar alınır ve çağrışımı
en yoğun olan gen , impulslar ile uyarılır. Yapılan araştırmalarda
sanılanın aksine, protein sentezi yapılacak DNA molekülünün ikili
sarmal yapısının lokal bağların çözülüp, mRNA sentezi yaptığını
göstermiştir. Bir fotoğrafın negatifi gibi DNA’daki mevcut genin
negatif şablonu RNA molekülü olarak hazırlanır. Bu hazırlanma işlemine
giriş ve hazırlık evresi ile enformasyon kısa süreli hafızaya geçmiş
olur. İşlemin sonucunda oluşan RNA (Buna m-RNA adı verilir
m=messager-mesaj) hücrenin çekirdek bölgesinden ayrılmak üzere harekete
geçer. Bu hareketin start verildiği anda, bilgi, kısa süreli hafızadan
uzun süreli hafızaya yönlenmiş olur. mRNA’ların protein sentezi
merkezleri olan ribozomlara erişebilmeleri 20 dakikalık süre içinde
gerçekleşmektedir. Bu süre zarfında şok edici bir olayın yaşaması
sonucu güçlü bir impuls beyine varırsa, protein sentezi bu noktada
kesintiye uğratılmış olur. Bunun sonucunda mRNA molekülü mevcut
bilgisini protein molekülüne dönüştürmeden bozunuma uğrar.20 dakika
içinde hatırlanan izler bir daha hiç hatırlanmamak üzere silinip gider.
Trafik kazası geçiren bir insanın kaza anını şok geçirip o anı
hatırlayamaması bu sebepledir.

Proteinlerin en küçük alt birimi
olan amino asitlerin çeşitli sayı ve sıralarda yan yana gelip bir
zincir oluşturması, protein moleküllerini yaratmaktadır. Protein
sentezinde kullanılan insanlardaki aminoasit çeşidi 20dir. Alfabedeki
harfler gibi aminoasitlerinde yan yana gelmeleri binlerce çeşit protein
moleküllerini oluşturur. Algılanan impulsların uzun süreli hafızaya
dönüştürülmesi enformasyonların protein moleküllerine dönüştürülmesi
ile mümkündür. Enerji formunda olan bilgiler hafıza molekülleri adını
verdiğimiz proteinlere dönüştürülür. Bu işlem ribozomlarda
gerçekleştirilir. mRNA da üçlü genetik şifreye karşılık gelen
aminoasitler ribozomda birbirlerine peptid bağları ile bağlanması
sonucunda protein molekülleri oluşturulur.Hatırlama anında, hücrenin
uyarılması sonucu protein şeklinde saklanan bu enformasyonlar tekrar
hafızaya çağrılır.Uzun zamandan beri moleküler biyoloji uzmanları beyin
hücreleri içinde yaşamın tüm izlerinin,algı ve anılarının, hatta
önemsiz gibi görünen en ufak ayrıntı ve zayıf izlerin dahi tümüyle
saklandığını ileri sürmektedirler. DNA bileşimlerinin üzerinde yer alan
moleküller kendilerini ilgilendiren bir uyarı aldıklarında
,bulundukları yerden çözümleyerek, enzimler aracılığı ile yeni bir
‘’satır’’ oluşturmaya gider yani yeni bir nükleotid sıralama içine
girerler. Bu yönde değişim ile (mutasyon) bilgiler DNA üzerine yazılır
Böylece nesiller boyu, bilgilerin aktarımı sağlanabilir.

Uzun
süreli hafızaya işlenmiş bilgilerin istenildiği zaman hatırlanılmasını
engelleyen baskılar mevcuttur. Sinapslar arası bağlantı bölgelerinde
iletişimi sağlayan transmitterler mevcuttur. Uyarı sonucu bu maddenin
bloke olması neticesinde beyinden bilgiler alınamadığı için bilindik
bir şeyin hatırlanamaması sorunu ile karşılaşırız. Hipnoz sırasında
baskılayıcı etkenlerin tümü ortadan kalkar.Yaşanmayan ve tanınmayan ,
yalnızca okunan yada duyulan bir bilgiyi öğrenmek daha güçtür.
Gerçekten yaşanılan bir anın, duyu organları ile algılanması, bilgiyi
içsel yaşantıya dönüştürür. Kısaca enformasyonlar ne kadar çok kanaldan
beyne ulaşırsa o derece kolay hatırlanır, güç unutulur.
avatar
Admin
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 114
Kayıt tarihi : 10/08/08

Kullanıcı profilini gör http://health100.eniyiforum.net

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz