Beynin Alanları

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Beynin Alanları

Mesaj  Admin Bir Paz Ağus. 17, 2008 8:58 pm

Beynin Alanları


Beynin temel yapısıyla ilgili sonuçlar,
ham bilgiyi alan, işleyen ve geri gönderen bir girdi-çıktı sistemi
olduğunu açığa çıkardı. Bu da, her sinirin geri besleme yoluyla
etkinleştiğini gösterdi. Beynin, küresel bir devlet gibi
değerlendirilebilecek ağ sistemiyle oluşan doğası, milyarlarca hücrenin
çıktılarını kontrol etmesi üzerine kurulu. Sinirlerin hareketlenmesi mi
beyni oluşturuyor, yoksa beyin mi sinirleri hareketlendiriyor? Cevap şu
şekilde verilebilir. Bilgisayarlarda girdi ve çıktı işlemleri tümüyle
birbirinden ayrılmıştır. Ancak beyin için aynı şey söylenemez.
Olağanüstü organik yapısı nedeniyle, bütün ile parçalar iç İçe geçmiş
durumda. Küçük ve büyük parçalar bir arada evrim geçiriyor.
Bu
nedenlerle nörologlar, beynin fotoğrafını daha ayrıntılı çekmeye
zorlandılar. Felç, tümör, travma ve yaralanma gibi beyin hasarlarının
incelenmesi, beyinle ilgili bir başka gerçeği daha gündeme getirdi:
Farklı işlem bölümlerine ayrıldığı. Görme, duyular, konuşma ve motor
kontrol gibi işlevlerin alanları ayrı. Beyin tarama cihazlarının
yarattığı heyecanın nedeni de buydu. Biyoloji, İnsan genom projesiyle
amacını gerçekleştirdi. Nörologların en büyük tutkuları ise, beyin
harita-lama projesiydi.
Ancak büyük umutlar, taramaların
başlamasından kısa bîr süre sonra suya düştü. Evet, beyin etkinlik
merkezlerine sahipti. Konuşurken, sol yarımküredeki olası dil bölgesi
etkini eşiyordu. Ancak hemen ardından, beynin tüm alanlarında
hareketlilik görülüyordu. Özel noktaların yanında, bütünsel bir işletim
sisteminin varlığı açıktı. Beyinde hiçbir bölüm, tek başına,
diğerlerinden bağımsız bir eyleme girişmiyordu.
Bilgisayar
dünyasında yaşanan gelişmeler, bilim insanlarında beyin hatlarının
kesin şekilde çizilmiş haritalarının çıkarılabileceği umudunu doğurdu.
Tam tersi, bilim İnsanları beynin genelleştirme eğiliminde olduğunu
buldular. Beynin ne zaman nasıl davranacağı kestirilemiyordu. Bir bölge
koşullarda farklı yüzünü gösterebiliyordu. Basitçe örneklemek gerekirse
çevresine uyum sağlayan bukalemun gibiydi. Şu anda nörolojinin geldiği
nokta bu. Eski basitlikler, yeni karmaşıklıklara yol açıyor.
Laboratuvar ortamında bilim insanları, her geçen gün bilinmeyen bir
durumla karşılaşıyorlar. Tıpkı ardı ardına dizilen domino taşlan gibi
Uzun bir uğraş sonrasında tek bir taşın devrilmesi, o güne kadarki
kazanımları silip atabiliyor. Beynin yapısı, kimyası ve işlevlerine
ilişkin araştırmaların yanı sıra, nörobiyolojinin üstesinden gelmeye
çalıştığı bir sorun daha var: zihinle beyin arasındaki ilişkiyi çözmek.
Beynin en karmaşık konusu zihnin en gizemli yanlarından biri de, acı
çekmekten utangaçlığa kadar pek çok şekle bürünebilen bilinç ya da
şuur...
avatar
Admin
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 114
Kayıt tarihi : 10/08/08

Kullanıcı profilini gör http://health100.eniyiforum.net

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz